Yazar: Numan Erciyes
Tarihin gördüğü en büyük rehberlerden biri olan Hz. Muhammed (s.a.s.), yalnızca manevi ve ahlaki değerleri değil, sağlık ve hijyen gibi günlük hayatın temel yapı taşlarını da insanlara öğretmiş ve hayatında uygulamıştır. O’nun (s.a.s.) asırlar öncesinden ortaya koyduğu tavsiyeler, modern tıp ve hijyen bilimi tarafından bugün de doğrulanmakta; insan sağlığına yönelik uyarıları bilimsel araştırmalarla desteklenmektedir. Sağlık, ruh ve beden bütünlüğüyle bir bütündür. Efendimiz’in hem bedensel hem ruhsal sağlığı ilgilendiren uygulamaları, yaşadığı çağı aşarak bugüne ışık tutmaktadır.
Hz. Muhammed (s.a.s.), temizlik konusuna son derece önem vermiş, “Temizlik imanın yarısıdır.”1 buyurarak bu konuda Müslümanlara temel bir düstur kazandırmıştır. Sık banyo yapmayı teşvik etmesi, abdest ve gusül gibi ibadetlerin sağlık açısından faydalı olması bunun en güzel örneklerindendir.
Peygamber Efendimiz’in hijyen anlayışı sadece görünürdeki temizlikle sınırlı kalmamış, mikrobiyolojik riskleri de göz önünde bulundurmuştur. Çatlak kaplardan yeme ve içmeyi yasaklaması (Ebû Dâvûd, Eşribe, 18), çatlaklarda biriken mikroorganizmaların kolayca
temizlenememesi sebebiyle mikrop taşıma riskiyle örtüşmektedir. Günümüzde yapılan araştırmalar, çatlak yüzeylerin bakterilere ideal yaşam alanı sunduğunu göstermektedir.2
Yine, yanık yiyeceklerin tüketilmesini yasaklaması, günümüzde bilinen bir gerçeğe işaret eder. Yanmış gıdalarda oluşan polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) gibi kimyasalların kanserojen etkileri bilimsel olarak kanıtlanmıştır3.
Ağız ve diş sağlığına verdiği önem de dikkat çekicidir. Misvak kullanmayı sıkça tavsiye eden Peygamber Efendimiz, “Eğer ümmetime meşakkat vermeyecek olsaydım, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim.”4 buyurmuştur. Misvak ağacının, diş temizliği için faydalı bileşenler (örn. sodyum bikarbonat) içerdiği ve ağız sağlığını desteklediği, günümüzde diş hekimleri tarafından da kabul görmektedir.
İdrar yaparken ayakta durmaktan kaçınılmasını istemesi de, sağlık açısından büyük bir anlam taşımaktadır. Ayakta bevletme sırasında idrar kesesi tam boşalmadığı için, içeriğinde bulunan kalsiyum ve fosfat iyonları çökerek kristalleşmeye yol açabilir. Bu da ilerleyen zamanlarda taş oluşumuna ve idrar yolları enfeksiyonlarına neden olabilir. 5
1 Müslim, Tahâret, 1
2 WHO, Food Safety Manual, 2022
3 IARC, Carcinogenicity of Consumption of Red and Processed Meat, 2015
4 Buhârî, Cum’a, 8
5 Mayo Clinic, Urinary Tract Disorders, 2023
Beden sağlığının yanında, ruh sağlığına da önem veren Efendimiz (s.a.s.), öfke kontrolüyle ilgili verdiği önerilerle modern psikolojiyi adeta haber verir: “Öfke şeytandandır; şeytan ateşten yaratılmıştır. Ateş ise su ile söndürülür. Biriniz öfkelendiğinde abdest alsın.6”. Günümüz nöropsikolojik çalışmaları, suyun stres düzeyini azalttığını ve beyin kimyasını dengelediğini ortaya koymuştur. Ayrıca abdest almak, vücutta biriken statik elektriğin su yoluyla dışarı atılmasını sağlayarak sinir sistemine rahatlama sunar.
Efendimiz’in Medine’ye geldiğinde sıtma hastalığıyla mücadele için bataklık alanlara 30 bin hurma ağacı diktirmesi, çevre sağlığı açısından da ileri bir bilinç taşıdığını gösterir. Bataklıkların kurutulmasıyla sivrisinek üreme alanları yok edilmiş, salgının önü kesilmiştir. Bu yaklaşım, modern halk sağlığı uygulamalarıyla birebir örtüşmektedir.
Peygamberimiz’in tavsiye ettiği gıdalar arasında yer alan sirkenin birçok hastalığa karşı koruyucu ve tedavi edici özellikler taşıdığı bilinmektedir. “Sirke ne güzel katıktır!”7 buyurarak sirkeyi övmüş, bu gıdaya dikkat çekmiştir. Sirke, antiseptik özellikleri sayesinde hem sindirim sistemini desteklemekte hem de mikrop öldürücü özelliğiyle hijyen sağlamaktadır. Aynı zamanda ağız sağlığını destekleyen tükürük salgısını artırarak sindirimi de kolaylaştırmaktadır.
Bir başka önemli tavsiye ise alkolün yasaklanmasıdır: “Hamr (sarhoşluk veren içki), her kötülüğün anasıdır.”8. Modern tıp, alkolün karaciğer yağlanması, siroz, beyin fonksiyonlarında bozulma ve bağımlılık gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını ortaya koymuştur.
Hz. Muhammed’in (s.a.s.) sağlık ve hijyen konusundaki tavsiyeleri, sadece kendi yaşadığı dönemi değil, çağlar ötesini de aydınlatan evrensel kurallar içermektedir. Onun sözleri ve uygulamaları bugün modern bilim tarafından birer birer doğrulanmaktadır. Ümmetini temizliğe, sağlıklı beslenmeye, hastalıklardan korunmaya, öfke kontrolüne ve doğaya saygıya teşvik etmesi, onun ne kadar kapsamlı ve hikmetli bir rehber olduğunu göstermektedir.
Meşhur Alman devlet adamı Otto von Bismarck’ın şu sözü bu durumu özetler niteliktedir:
“Seninle aynı asırda bulunamadığımdan dolayı üzgünüm ey Muhammed! İnsanlık senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüş, bundan sonra da göremeyecektir. Bundan dolayı, senin huzurunda kemal-i hürmetle eğilirim.”9
Efendimiz’in (s.a.s.) rehberliği, günümüzde de tıbbî, sosyal ve psikolojik alanlarda insanlığa yol göstermeye devam etmektedir. Onun sünneti, yalnızca dini bir uygulama değil, aynı zamanda insan sağlığının da teminatıdır.
6 Ebû Dâvûd, Edeb, 3
7 Müslim, Eşribe, 167
8 Nesâî, Eşribe, 1
9 Bismarck, Otto von. Hatıralar ve Sözleri, Berlin Yayınları
