2025 Ağustos 2025 İnanç

Allah’ım, Benim Rabbim, Yaratıcım…

Bugün biraz bunaldım. Evet, bunaldım çünkü kendime takıldım ve kendimden nasıl

kurtulacağımı bilemedim. Panikledim ve elim ayağıma dolaştı. O kadar acizdim ki

Allah’ım… Kurtuluşa muhtaç bir divane gibi ortalıkta dolandım durdum.

Ve düşündüm. Tabii, biraz daha durulduğumda o düşünme evresine geçebildim. Düşündüm

ve kendi kendime dedim ki: “Allah’a olan tevekkülün bu kadar zayıf mı?”

Bazen rüzgarla savrulan bir yaprak ya da bir karınca misali kayboluyorum. İrademin güçsüz

olduğu o vakitler, Sana çok ihtiyacım oluyor Rabbim. Ben kendime iyi gelme konusunda

çuvalladığımda ellerim semada, kalbim küt küt, bakışlarım mahzun, ruhum yorgun ve dimağım karmakarışık oluyor. Sonra bu hâl bende Seni hatırlatıyor. Sen bana bildirmezsen, bilemeyecek bu bedbaht; Seni, Senin merhametini, rehberliğini, sevgini, cömertliğini, hikmetsiz iş yapmayacağını ve “Ol” dediğinde her şeyin anında hayat sahnesine çıkacağını yine Senin lütfunla hatırlıyor.

Şimdi üniversitemin ana kampüsünün yemekhanesinde, rüzgar saçlarımı savururken ve kulağımda hem rüzgarın hem de Yann Tiersen’in Derniere’si varken Seni hatırlıyor, kalbimde ilhamlarını hissediyorum. “Her şey hallolur” kıvamına getiriyorsun beni. Ve bu, rahmettir. İlhamını kalbime üflemesen, gönlüm fokurdayan bir yanardağ misali beni cenderesine çeker. 

Sadi Şirazi’ye atfedilen ‘İnsan, bir damla kan ve binlerce endişeden ibarettir’ sözü, insanın acziyetini ve düşüncelerle kuşatılmış iklimini tek cümleyle anlatıyor. Bediüzzaman Hazretleri de bu hissin insanda fıtrî olarak var olduğunu ve bunun ahiret için Allah tarafından kullarına verildiğini aktarıyor bizlere. Kalbimdeki iman zayıfladığı vakit Senin yüceliğini unutarak dertlerimi besliyor, büyütüyor ve en nihayetinde elem ve ızdıraba düçar oluyorum. Ama Rabbim, Senin ‘gözün’ hep benim üzerimde. Ben yalnız değilim, unutulmuş hiç değilim.

Sezmem gerek, sezmem ve o sezgiyle Sana ulaşmam gerek. Peki ya sonrası? Sonrası Rab ile kul arasındaki o güzel bağ; Rabbin kulunu yakınlığına kabul ettiği o mucizevi an, bereket dolu vakitler ve tüm nimetlerin sunulduğu o nihayetsiz dergâhta konuk olan biricik ‘kul’. 

Biliyorum Rabbim, ben düşen bir kulum. Ve Sensin yalnızca beni tutup kaldıracak olan. Bu dünya bir sergüzeşt diyarı. Ben Senin ipine sarılmadan yitip gidecek olan kulum, Sense beni terbiye edecek Rabbimsin. İşte bu yüzden bir mümin yeise düşmez. Çünkü bilir ki olaylar ne kadar karanlık görünürse görünsün, Rabbi her an huzurundan bir hayır yaratıp kulunun yoluna nur olmaya muktedir ve kâfidir. “Allah bes, baki heves” deyip Allah’ın bâki olduğunu ve her hevesin boş olduğunu vurguluyoruz. Aynı şekilde her hâlin de geçiciliğine inanıyoruz.

Elhamdülillah.

Kaynakça

Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, 23. Söz.