Esma Pak
Bir vakit gelir,
gönül susar da hakikat konuşur.
Dil yorulur,
kalbe bir ayet iner sessizce.
Biz yürürüz zannederiz,
hâlbuki yol bizi taşır.
Küllerimizden geçen rüzgâr
rahmettir adını bilmediğimiz.
Ne çok incittik kendimizi
sabır sandığımız bekleyişlerde.
Oysa sabır, yaraya düşen ilahî bir örtüydü.
Secdeye varan gölgem
benden daha temizdi hep.
Ben dünyaya meylettim,
o toprağa emanet kaldı.
Bir hitap eser içimde,
adı yok, sedası derin.
Darlığım çözüldükçe anlarım:
ferahlık, Hakk’ın gizli lütfudur.
Bilirim,
her gecenin bir miadı,
her mihnetin bir menzili vardır.
Zira Hakk, kulunu yolda bırakmaz.
Ve nihayet anlar insan:
Düşmek kaybolmak değilmiş.
Bazen Rahman,
kulunu yere indirirmiş
kendini bulsun diye.
